sonforum.org

Anasayfa Facebook Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   sonforum.org > TARİH - KÜLTÜR ve SANAT > Türkler'in ve Yabancıların Biyografileri
Kayıt ol Google Üye Listesi Market Girişi


Türkler'in ve Yabancıların Biyografileri Ünlüler, Artistler, Aktörler, Sanatçılar , Rektörler, İş Adamları, Gazeteciler, Kaşifler, İdoller, Örnek Alınacak Kişiler - Biyografi

 
 
Seçenekler Stil
Okunmamış 02-24-2010, 00:59   #1
Kullanıcı Adı
prensisa
Standart Cemal Safi Kimdir? Hayatı, Biyografisi ve Yaşamı Hakkındaki Yazılar

Cemal Safi

1938 yılında Samsun’da doğdu İlk ve ortaöğrenimini orada tamamladı. Şiire ilgisi küçük yaşlarda başladı. Ancak 40 yaşına dek fazlaca dışa açılmadı.

1978 yılından değişik çevrelerde duyulmaya başladı. Başta sevgi olmak üzere hemen her konuda şiir yazmaktadır. Ayrıca taşlamaları geniş çevrelerde bilinip okunmaktadır.

Şiirlerinin yaklaşık 40 tanesi Orhan Gencebay tarafından olmak üzere 150 kadarı bestelendi. Bunlardan Rüyalarım Olmasa ve Vurgun adlı şiirleriyle 1990 ve 1991’de yılın şairi seçildi.

Her yıl Akçay Şairler ve Bestekarlar Şenliğini düzenleyerek şiire olan katkısını sürdürmektedir.

Şiirlerinin bir bölümünü topladığı, Vurgun (1978), Sende Kalmış (2000) ve Kıyamete Kırk Kala (2002) adlı kitapları yayımlandı.

Bazı Şiirleri
Bulunur

Çeker gibi bakma hançeri kından
Senin de canını yakan bulunur
Senin de bir zalim gelir hakkından
Sana da bir kurşun sıkan bulunur

Aşkımın ahıyla tutuşur yakan
Alıcı kuş kadar sürmez fiyakan
Senin de gözünü yaşlı bırakan
Senin de boynunu büken bulunur

Merhamet olmazsa kalp kiracında
Tahtın da kurtarmaz seni tacın da
Bir kara sevdanın darağacında
Seninde ipini çeken bulunur

Bebeğim

Seni bana tutkun gördüm rüyamda
Gençliğine yazık olur bebeğim
Çok gemiler battı gönül deryamda
Senin aşkın kayık olur bebeğim

Çözül benden ne kucakla ne yaklaş
Git ki dinsin gözyaşların kuraklaş
Kıymetini bilmem için uzaklaş
Kaçan balık büyük olur bebeğim

Aşktır beni uslandıran eğiten
Aşktır beni maceradan soğutan
Keyfi için bir yuvayı dağıtan
Bin cefaya layık olur bebeğim

Senden önce kaç gönüle ekildim
Fidan oldum filizlendim dikildim
Çiçek açtım meyve verdim büküldüm
Olgun başak eğik olur bebeğim

Bilsen

Kırdığın kadehte kalan ömrümden
Ağlarsın içtiğin yılları bilsen
Sayende sararıp solan ömrümden
Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen

Bağban eyle dedin beni bağrına
Yanılıp yakılıp uydum çağrına
Bir demet hercai çiçek uğruna
Ağlarsın kırdığın gülleri bilsen

Ateşe su dedim göz göre göre
Aklım zavallıydı duyguma göre
Bahtına şükretti mecnun bin kere
Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen

Ar ettim sakladım uğraşlarımı
Haberdar etmedim sırdaşlarımı
Gizlemek isterken gözyaşlarımı
Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen

Sefiller gücünü bende sınadı
Kimi kaçık dedi kimi bunadı
Berduş eleştirdi sarhoş kınadı
Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen

Edemezsin

İş işten geçmeden gel de söz dinle
Sen benim aşkımla başedemezsin
Ben sarhoş gezerken senin derdinle
Sen kendi gönlünü hoş edemezsin

Gül sefa sürse de bülbül çilerken
Bin pişman olmaz mı rengi solarken
Ben sana dört mevsim bahar dilerken
Sen benim yazımı kış edemezsin

Fırtına biçersin ey rüzgar eken
Borcunu faizle öder geciken
Sen benim gezdiğim yolları diken
Yattığım yatağı taş edemezsin

Gülersin aşığı yedekte sayıp
Yetmez mi arından verdiğin kayıp
Kınalı kekliğim elde var deyip
Sen beni kafeste kuş edemezsin

Kapılma hayalin renk akışına
Ağlarsın gerçeğin can yakışına
Ben kurban olurken bir bakışına
O canım gözleri yaş edemezsin

Aklını başına topla da vazgeç
Gel beni dinle de vuslata gün seç
Sen benim elime mecbursun er geç
Bahtımı Mecnun’a eş edemezsin

Benim Adım Aşk

Var mı beni içinizde tanıyan
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim
Kalmasa da şöhretimi duymayan
Kimliğimi tarif etmek zor benim

Bülbül benim lisanımla ötüştü
Bir gül için canevinden tutuştu
Yüreğime Toroslardan çığ düştü
Yangınımı söndürmedi kar benim

Niceler sultandı kraldı şahtı
Benimle değişti talihi bahtı
Yerle bir eyledim taç ile tahtı
Akıl almaz hünerlerim var benim

Kamil iken cahil ettim alimi
Vahşi iken yahşi ettim zalimi
Yavuz iken zebun ettim Selim’i
Her oyunu bozan gizli zor benim

Yeryüzünde ben ürettim veremi
Lokman Hekim bulamadı çaremi
Aslı için kül eyledim Kerem’i
İbrahim’in atıldığı kor benim

Sebep bazı Leyla bazı Şirin’di
Hatrım için yüce dağlar delindi
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi
Kuvvet benim kudret benim fer benim

İlahimle Mevlana’yı döndürdüm
Yunusumla öfkeleri dindirdim
Günahımla çok ocaklar söndürdüm
Mevladanım hayır benim şer benim

Benim için yaratıldı Muhammet
Benim için yağdırıldı o rahmet
Evliyanın sözündeki muhabbet
Enbiyanın yüzündeki nur benim

Kimsesizim hısmım da yok hasmım da
Görünmezim cismim de yok resmim de
Dil üzmezim tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim




Dolanır

Halime bakıp da mücrimim sanma
Karşında ayağım elim dolanır
Ahraz da değilim dilbazım amma
Seni gördüğüm an dilim dolanır

Biricik servetim resmin masamda
Tek zevkim de sensin tekmil tasam da
Ben sana gelmeye uğraşmasam da
Kördüğüm olası yolum dolanır

Hele bir derdim var hepsinden yaman
Aman sen işitme sen duyma aman
Kolunda birini gördüğüm zaman
Kalbimde kan değil zulüm dolanır

Vesikam Çıktı

İftira üretip attın üstüme
Vallahi kimseyle alakam yoktu
Nasıl gül koklarsın benim üstüme
Hani kavlimizde intikam yoktu

Sen ettin gönlüme aşk-ı takdimi
Sen çaldım kalbimden ömür nakdimi
Uğrunda vakfettim bütün vaktimi
Aklımdan çıktığın dakikam yoktu

Ben senin üstüne aşk aramadım
Kimseye yalvarıp yakaramadım
İyi hal kağıdı çıkaramadım
Aşığın olmaktan sabıkam çıktı

Sen gittin künyemi araştırdılar
Mazimi sordular soruşturdular
Gönlümün cebini karıştırdılar
Divanen olmaktan vesikam çıktı

Aysuda

Senden aşkı öğrenmeye talibim
Okut beni talebenim Aysuda
Kalp hastanım sensin benim tabibim
Acildeki sıra benim Aysuda

O ne öfke o nasıl kaş çatıştır
Dilersen döv hiddetini yatıştır
Canevini aşkım ile tutuştur
Yakılacak çıra benim Aysuda

Siyah inci yarışırken beninle
Beyaz gülün rekabeti teninle
Nasıl şensem bahtiyarsam seninle
Sensiz bahtı kara benim Aysuda

Gözlerindir mor menekşe toplanan
Dudakların alevlerle kaplanan
Bakışınla yüreğime saplanan
Hançer senin yara benim Aysuda

Sevdalının kaybettiği aklıdır
Divanedir ne söylese haklıdır
Defineler viranede saklıdır
Ara beni harabenim Aysuda

İnsafsız

Senin sol göğsünün altında vuran
Kalp değil taştır be taştır insafsız
Sen Arap kısrağı bense küheylan
Peşinden koştur ha koştur insafsız

Bakışın gücünü bende mi sınar
İnlesem azarlar ağlasam kınar
Sen ceylansın diye gözlerim pınar
O yüzden yaştır be yaştır insafsız

Tercüman olmaktan aciz halime
Osmanlı dilinde yüz bin kelime
Bir şarap kadehi verdin elime
Unuttum ekmektir aştır insafsız

İçimde cevapsız kalan merak var
İki yay altında binlerce ok var
Ava mı çıktın ki bu kadar çok var
O nasıl kirpiktir kaştır insafsız

Bülbülden ibret al duy avazından
Dinle isyanını kendi ağzından
O dahi usanmış gülün nazından
Gönül de kuştur be kuştur insafsız

Ey beni zehrine müptela eden
Sordun mu kimdir bu intihar eden
O ömür törpüsü gözlerden tüten
Esrara keştir be keştir insafsız

Ya Evde Yoksan

Aşkınla ne garip hallere düştüm
Herşeyim tamam da bir sendin noksan
Yağmur yaş demeden yollara düştüm
İçim ürperiyor ya evde yoksan

Elbisem gündelik pabucum delik
Haberin olsa da sobayı yaksan
Yağmur iliğime geçti üstelik
İçim ürperiyor ya evde yoksan

Sarhoşsan kapını çaldığım anda
Fahişeler gibi açık saçıksan
Bir de ufak rakı varsa masanda
İçim ürperiyor ya evde yoksan

Bakkala gitmeme lüzum kalmasa
Durumu anlardın takvime baksan
Allah vere misafirin olmasa
İçim ürperiyor ya evde yoksan

Kıvırcık marulun vardır inşallah
Bir salata yapsan bol limon sıksan
Senin de iştahın iyi maşallah
İçim ürperiyor ya evde yoksan

Sabahlara kadar içsek sevişsek
Ne ben işe gitsem ne sen ayıksan
Derin bir uykunun dibine düşsek
İçim ürperiyor ya evde yoksan

Ne kadar üşüdüm nasıl acıktım
İlk önce sıcacık banyoya soksan
Sanırsın şu anda denizden çıktım
İçim ürperiyor ya evde yoksan

Yanlış mı aklımda kalmış acaba
Muhabbet sokağı numara doksan
Boşa mı gidecek bu kadar çaba
İçim ürperiyor ya evde yoksan

Ya yolu kaybettim ya ben kayboldum
Ne olur bir yerden karşıma çıksan
Tepeden tırnağa sırsıklam oldum
İçim ürperiyor ya evde yoksan
prensisa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sonforum'un önerileri

 


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Saat: 04:58


lisanslı Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
SonForum.org 2007-2025

2007-2025 © SonForum lisanslı bir markadır tüm içerik hakları saklıdır ve izinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi ve görüşlerinizi " İletişim " kısmından bize gönderirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır.



Bulut Sunucu Hosting ve Alan adı