![]() |
|
Türkler'in ve Yabancıların Biyografileri Ünlüler, Artistler, Aktörler, Sanatçılar , Rektörler, İş Adamları, Gazeteciler, Kaşifler, İdoller, Örnek Alınacak Kişiler - Biyografi |
![]() ![]() |
Seçenekler | Stil |
![]() |
#1 |
![]() Heykeltıraş Raymond Duchamp-Villon ve Şair Suzanne Duchamp' ın kardeşi olan Fransız ressamı Marcel Duchamp, 28 Temmuz 1887 günü 7 çocuklu aile'nin 4. çocuğu olarak Blainville'da dünyaya geldi. Babası başarılı bir noter olan Marcel ve Duchamp ailesi, bölgenin en güzel evinde oturuyorlardı.
Önceleri fovizm, daha sonra kübizm eğilimli resimler yapan Marcel Duchamp, 1912'de yaptığı Merdivenden İnen Çıplak adlı tablosuyla fütürizme yaklaştı. Tablonun birbirini izleyen evrelere bölünmüş hareketiyle zaman ve uzamı dile getirmeye çalıştı. 1913'ten başlayarak ilk "ready-made"lerini (oldukları gibi alınıp, kullanılan ve alaycı biçimde sanat yapıtı sayılan günlük eşyalar Şişe Kurutma Makinesi,1914) gerçekleştirdi. "Karşı sanat" diye nitelenen bu nesnelerle öndadacı bir anlayışla çalıştı (dadacılık, Duchamp'ın 1915'te New York'a gidişinden sonra genişleyip, yayıldı). Tu m'la (1918) adlı tablosunda bütün öncü eğilimleri bir yana bıraktıkdan sonra, "büyük cam"dan yaptığı en önemli çalışmasına (Bekârları Tarafından Soyulmuş Gelin) başladı. Sonra optik oyunlara ilgi duyup, bazı kinetik araştırmalara girişti (Yarımküre Biçimli Rotatif, 1935). Çağdaş plastik sanatlara temel katkısı o dönemde (1946-1966 arasında gizlice çalıştığı ve ancak ölümünden sonra ortaya çıkarılan veriler: 1- Çağlayan, 2- Aydınlatma Gazı adlı çevre düzenlemesi dışında) aşağı yukarı bütünüyle sona erdiyse de, sanat nesnesine ve sanatçıya tapınmayı yıkma girişiminden, savaş sonrası sanatını canlandırma amacıyla çeşitli biçimlerde yararlanıldı ve happening, popjart, kavramsal sanat, vb. akımlar, bazı farklı yönelişler içermelerine karşın, Duchamp'ın sanatından büyük ölçüde etkilendiler. 100 yılın sanat eseri SABAH Gazetesi'nden Emre Aköz'ün yazısı: Dün burada, açılışı 11 Aralık'ta yapılacak olan İstanbul Modern Sanatlar Müzesi'nden söz etmiştik. Bu arada İngiltere'den ilginç bir anket sonucu geldi. Daily Telegraph gazetesi 500 önde gelen sanat insanına "Sizce son 100 yılın en önemli, en etkili sanat eseri hangisidir?" diye sormuş. Ankete katılanların yüzde 67'si Marcel Duchamp'ın (1887-1968) "Çeşme"sini (ya da "Fıskiye") birinci seçmiş. Bu ilginç bir sonuç. Çünkü 1917'de, New York'ta sergilenen "Çeşme", bir pisuardan ibaret! Evet, erkeklerin çişini yaptığı pisuar. Fransa'dan doğan daha sonra ABD vatandaşlığına geçen Duchamp, böylece "Sanatçının bir nesneyi normal şartlarda bulunduğu yerden alıp, yeni bir adla sergilemesiyle" dahi sanatın oluştuğunu gösteriyordu. Dada ve gerçeküstülük akımları içinde yer alan Duchamp, "Çeşme"yle "sanat nedir?" sorusuna bambaşka bir cevap vermişti. Bu tavır 100 yıl önce gerçekten şok ediciydi. Nasıl olur da "yüce" eserlerin sergilendiği bir yere pisuar sokulurdu? Nasıl olur da bir pisuar sanat eseri olarak ilan edilirdi? Ama işte dadacı ve gerçeküstücü Duchamp'ın zekası bunu başarmıştı. Bugün siz aynı şeyi yapmaya kalkışsanız herkes güler geçer! Çünkü bazı şeyler bir kereye mahsustur. Neyse... "Çeşme"yle ilgili şöyle bir anekdot vardır: 2000 yılında "Çeşme" Londra'daki Tate Müzesi'nde sergilenmektedir. İki Çinli sanatçı resmen eserin içine ederler! Diğer ziyaretçiler ise bunu gösterinin bir parçası sanarak alkışlamaya başlar. Olayı anlatanlar, "Duchamp hayatta olsaydı bu jesti onaylardı" diyor. |
|
![]() |
![]() |
|
|
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|