Aleksandr Skriyabin Kimdir? Hayatı, Biyografisi ve Yaşamı Hakkındaki Yazılar
Rus bestecisi Aleksandr Nikolayeviç Skriyabin, 6 Ocak 1872'de doğar. Babası bir hukukçu, annesi parlak bir piyanisttir. Çok küçük yaşta piyanoya yeteneği ortaya çıkan Skriyabin, dokuz yıl Moskova Askeri Okulu'nda eğitim görür. Bu kuruluştaki müzik dersleri, Skriyabin'e müzikçi olması için ışık tutan etkenlerden biridir. Aynı zamanda Zveref'ten özel piyano dersleri alır.
1888'de Moskova Konservatuvarı'na girer. Safonof, Taneyef ve Arenski'nin öğrencileri olur. Mezun olurken piyano dalında kazandığı altın madalyayı reddederek, kompozisyon derecesini de tamamlamadan bu okulu terk eder. 1895-96'da ilk bestelerini basan yayıncı Mitrofan Belayef ona, kendi yapıtlarım çalacağı bir konser turnesi düzenler. Böylece ilk gençlik yıllarının parasal sıkıntılarını atlatır. 1898'de Moskova Konservatuvarı'na piyano profesörü olarak atanır.
1903'te öğretmenlik görevini bırakarak İsviçre'ye yerleşir. Bestecilik kariyerim ve piyano virtüözlüğünü bu ülkede sürdürmeye başlar. 1906-07 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri'nde turneye çıkar ve yeni bir yayıncı ile, Kussevitzki ile tanışır. 1909'da Rusya'ya geri döner. 1910'da başarılı bir turne yapar. 1911'de Amsterdam Concertgebouw Orkestrası'yla kendi yapıtlarını çalar. 1914'te Londra'da resitaller verir, senfonik yapıtlarım yönetir. 1917'de patlak verecek devrimin hazırlık ilkeleri onun gizemli dünya görüşü ile bağdaşmadığı için uzun bir süre sessiz kalmayı yeğ tutar. Dudağında çıkan bir tümör nedeniyle 27 Nisan 1915'te, kırk üç yaşında, ölür.
Skriyabin, Post-Romantik dönemde yaşamış, ulusçuluk kavramından hemen hiç etkilenmemiş bir bestecidir. Onu herhangi bir akımla özleştirerek incelemek yanlış olur. 20. yüzyılın ilk yıllarında Mahler ve Richard Strauss başta olmak üzere birçok besteci, senfoni orkestrasında, özellikle üfleme çalgıları zenginleştirerek müziksel anlatımın boyutlarını genişletmişlerdir. Skriyabin, bu tekniği kendi gizemli inançlarıyla soyutlar. Ayrıca, Mussorgski'nin armoni paletindeki ustalığını doruğa çıkarır. Prometheus'ia ses ve renk karşılaştırması amaçlamış, bir renk orgu veya ışıklı klavye ile her notaya, her tınıya bir renk biçerek müziği görsellikle birleştirmiştir. (Örneğin sarı trompeti, yeşil kornoyu, uçuk mavi flütü simgeler.)
Skriyabin, gençlik yıllarındaki piyano prelüdleri, empromptüler ve mazurkalarında Chopin ve Liszt'in izlerini taşır. 1903'te bestelediği Dördüncü Piyano Sonatı, armonik ve melodik yaratıcılığının evriminde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Karmaşık dörtlü akorların kullanıldığı bir armoni mantığı kurmak, mod ve skala yaratmak uğruna bu yapıtla, alışılagelmiş klasik tonalite kurallarını bir yana bırakır. Aynı piyano sonatı bestecinin daldığı yoğun düşüncelerin, gizemli ve tanrısal inançlarının aynasıdır.
1901'den başlayarak Rus teosoflarını ve Nietzsche ile Chopenhauer gibi Alman felsefecilerini inceler. Bundan böyle, 1903'ten sonra teosofik felsefesini müziğinde duyurmayı amaçlar. Yine de çoğu piyano için yazılan yapıtlarının tümünü, bu duygulara araç ettiği söylenemez. Debussy ve Ravel'in etkisindeki izlenimciliğin yeni armoni arayışını uyguladığı gibi, bazı yapıtları da yoğun kromatik dokusuyla, belli bir tona bağlı olmayan bir izlenimcilik sergiler. Prometheus'ia ve Yedinci Piyano Sonatı'nda. bir dizi dörtlüden oluşan mistik akor'u geliştirmiştir. Son piyano sonatlarında büyük kozmik esrarın yaratılması peşindedir.
Bütün sanat ve doğa güçlerinin kozmik çözümlenmesi, Vecd Şiiri (Le Poeme d'extase) ve Prometheus adlı senfonik şiirlerinde duyulur. Skriyabin daha sonra Mysterium (Gizemli Alem) adını verdiği projesinde Nietzsche, teosofi ve Hinduizmden etkilenmeyi tümleştirir. Sanatsal coşkuyla insanlığın vecde gelip, ruhun bedenden ayrılacağına ve Tanrıyla birleşeceğine inanır. Bu an bir yangındır. Yalnız müzik değil, tüm tınılar, dans, ışık, şiir, devingenlik ve tüm duyular tanrısal bir bütünde birleşecektir. Böylece yeni bir evren yaratmayı düşleyen Skriyabin'in ani ölümü ile deneyleri de yarım kalır. Kimi müzik tarihçileri Skriyabin'i müziği kendi inançlarına alet etme amacından ötürü "Küçük Wagner" olarak tanımlarlar.
1914'te bestelediği Ateşe Doğru (Vers laflamme) başlıklı piyano için şiirini yorumlayan ünlü piyanist Vladimir Horowitz (1903-1989) şöyle der: "Bu göz kamaştırıcı müzikle Skriyabin, ateşin gizemli gücünü yansıtırken bir yandan da tüm insanlığı yok edecek atom bombasının kehanetini yapmaktadır."
SKRİYABİN'İN BAŞLICA YAPITLARI
Orkestra: Senfoni, No.1, Mi Majör (1890); No.2, Do Minör (1903); No.3, Do Majör (Kutsal Şiir)(1903); No.4 Vecd Senfonisi (Le Poeme d'extase) (1908); No.5, Prometheus-Ateş Şiiri (1910); Piyano konçertosu, Fa Minör (1898).
Piyano yapıtları: 10 piyano sonatı (1892-1913); 24 etüd; 85 prelüd; Valsler, empromptüler ve mazurkalar.
|