![]() |
|
Köşe Yazıları Beğendiğimiz yada kendi yazdığımız köşe yazılarını paylaşabiliriz. |
![]() ![]() |
Seçenekler | Stil |
![]() |
#1 |
![]() Siyaset arenası her geçen gün ısınıyor. Bu alanındaki ısınma, siyasi partilerin geleceğe ilişkin politik önerileri üzerinden yürütülen tartışmalardan ziyade, sivil ve askeri bürokrasinin siyaset alanını daraltma, kuşatma, parti kapatma tehdidi ve bürokratik vesayeti sürdürme kararlılığı üzerinden ortaya çıkıyor. Siyasal alandaki ısınmanın asıl nedeni ise demokratik işleyiş açısından sorunlu olan bu tutumun kimi siyasi partilerce de desteklenmesidir. Demokratik işleyişe taraf olma konusunda sorunlu olan siyasi aktörler, seçim atmosferinin yaklaşmasıyla birlikte, hem kendi pozisyonları, hem de diğer partilerin pozisyonları konusunda fikir sahibi olmak için çaba gösteriyorlar. Hatta birçok siyasi partinin ve aktörün, kendi oy dağılımları yerine, rakiplerinin oy yüzdeleriyle ilgilendiğine ilişkin tartışmaları da hayretle izliyoruz. Geleceğe ve kendi iktidar sürecine ilişkin söz söyleyen, ülkenin sorunlara ilişkin çözüm önerilerini kamuoyu ile paylaşan ve ortaya çıkan çözüm önerileri üzerinden siyasi bir tartışma yürüten hiç kimse yok… Siyaset yapma açısından sorunlu olan bu tutumu anlamak zor olsa da, Türkiye ve Türk siyasetine yön veren aktörlerin gerçeği deyip geçiştiriyoruz… Siyasi partilerin oy oranlarını ortaya koyan son araştırmalardan birisi de, Optimar Araştırma tarafından yapılmış olan araştırma sonuçlarıdır. Optimar; “Siyasal Gündem Araştırması Şubat 2010” çalışmasına ilişkin sonuçları geçtiğimiz hafta açıkladı. Araştırma; Adana, Ağrı, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Batman, Bursa, Erzurum, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon, Van ve Zonguldak illerini kapsayan bir örneklem üzerinden yapılmış. Siyasi partilerin oy oranlarına ilişkin verileri aktarmadan önce iki nokta üzerinde durmak gerekiyor. Araştırmanın ortaya çıkardığı önemli sonuçlardan birisi, Türkiye’nin temel sorununun ekonomik olduğu gerçeğidir. “Size göre Türkiye’nin en önemli sorunu nedir”% 48,7’si işsizlik, % 12,9’u ekonomi-yoksulluk ve % 9,9’u ise ekonomik kriz cevabını vermiştir. Birbiriyle ilintili olan bu sonuçlar aynı başlık altında toplandığında ise % 71,5’lik bir oran ile Türkiye’nin temel sorunun ekonomiden kaynaklanan sorunlar olduğu söylenebilir. Bu veri, siyasi partilerin üzerinde çok düşünmeleri gereken bir veridir! Optimar araştırmasının ortaya çıkardığı diğer bir sonuç ise var olan sorun ve sıkıntılara rağmen, geleceğe ilişkin umudun yüksek çıkmasıdır. “Sizin 2010 yılı ile ilgili beklentiniz ne yöndedir” sorusuna, katılımcıların % 42,4 “daha iyiye gidecek”, % 34,2’si “daha kötü olacak” ve % 19,5’i de “aynı kalacak” cevabını vermiştir. Geleceğe ilişkin bu olumlu beklenti ve beklentinin kadınlarda düşük, erkeklerde yüksek çıkması da, üzerinde durulması gereken diğer önemli bir sonuçtur. Türkiye’de yapılan siyasal araştırmaların ilgi gören tek kısmı ise siyasi partilerin oy dağılımlarının verildiği bölümlerdir. Herkes sonucu merak eder. Büyük bir çoğunluk, siyasal analiz, anlama ve politik öneri geliştirmeyi gerektiren sonuçları okumaz. Halbuki, geleceğe ilişkin politika geliştirmek isteniyorsa ve toplumsal talebin anlaşılması için çaba göstermek gerekiyorsa, sonuç ile birlikte diğer soruların cevapları üzerinde de düşünmek gerekir. Neyse biz yine de, Türk siyasetine yön verdiklerini sanan aktörlerin merak ettikleri kısma dönelim. Araştırma sonucunu; AK Partinin birinci, kararsızlar ikinci parti sorusuna; katılımcıların ifadesiyle açıklamak mümkündür. “Bugün bir milletvekili seçimi olsa hangi partiye oy verirsiniz” sorusuna verilen cevapların dağılımı; AK Parti % 28,8 CHP % 15,4 MHP % 12,9 TDH % 5,2 BDP 2,7 DP % 2,1 SP % 1,4 Diğerleri % 2,8 Kararsız % 21,2 Hiçbiri/oy kullanmıyorum % 7,5 Bu arada, kararsız seçmenin oyu dağıtıldığında ise AK Partinin, son seçime göre, oyunu koruduğu görülmektedir. Zaten de, son aylarda yapılan araştırmaların tümü, bu sonuçları doğruluyor… Ortaya çıkan sonuçlar üzerinden çok şey söylenebilir. Bence söylenebilecek en önemli şey; (1) Diğer partilerin almış olduğu oylar hakkında fikir yürütmek yerine, kararsızları ve genel seçmen kitlesini etkilemek için gerekli politik çalışmaları yapmaktır. (2) Toplumsal talep ve beklentiyi anlamaya çalışmak ve bunlara yönelik geliştirilmiş olan politik öneriler üzerinden siyasal bir dil oluşturmaktır. Ha; AK Partinin birinci parti çıkmasının nedenlerinden birisi de, muhalefet partilerinin politik kısırlıkları olmasın? [email protected] |
|
![]() |
![]() |
|
|
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|